<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Osmanlı Tarihi</title>
	<atom:link href="http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 04 Mar 2011 07:31:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='osmanlitarihimiz.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Osmanlı Tarihi</title>
		<link>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/osd.xml" title="Osmanlı Tarihi" />
	<atom:link rel='hub' href='http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Başkent&#8217;te elektrik kesintisi</title>
		<link>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2011/03/04/baskentte-elektrik-kesintisi/</link>
		<comments>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2011/03/04/baskentte-elektrik-kesintisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Mar 2011 07:31:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>osmanlitarihi1</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş&#8217;den yapılan açıklamaya göre, 5 Martta, Mamak&#8217;ta 10.00-15.00 saatleri arasında Yeşilbayır Mahallesi 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 60, 61, 62, 63 ve 64. sokaklara elektrik verilmeyecek.KeçiÖren&#8217;de 09.00-14.00 saatleri arasında 23 Nisan Mahallesi Kaderli Sokak ve civarında kesinti yapılacak. Etimesgut&#8217;ta ise 09.00-15.00 saatleri arasında Yeşilova Mahallesi, Ayaş Yolu Hosta Piknik, Ayaş [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=36&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş&#8217;den yapılan açıklamaya göre, 5 Martta, Mamak&#8217;ta 10.00-15.00 saatleri arasında Yeşilbayır Mahallesi 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 60, 61, 62, 63 ve 64. sokaklara elektrik verilmeyecek.KeçiÖren&#8217;de 09.00-14.00 saatleri arasında 23 Nisan Mahallesi Kaderli Sokak ve civarında kesinti yapılacak.</p>
<p>Etimesgut&#8217;ta ise 09.00-15.00 saatleri arasında Yeşilova Mahallesi, Ayaş Yolu Hosta Piknik, Ayaş Yolu Lukoil, Opet Benzin istasyonları, Boztaş Beton Santraline enerji verilmeyecek.</p>
<p>Bala&#8217;da 09.00-16.00 saatleri arasında Aşıkoğlu, Aydoğan, Ergin, Erginyayla, Küçük Davdanlı, Akkoyunlu (Büyük Davdanlı), Tol, Köseli Kerişli, Akarlar, Yaylaköy, Çavuşlu, Karahasanlı, Tohumlar, Evciler ve Kömürcü mahallelerine, Doğaneralçı, Aytaçalçı, Gipsalçı, Doğal Gübre Fabrikaları, belediye su depoları ve civarına elektrik verilmeyecek.</p>
<p>Elmadağ&#8217;da 09.00-16.00 saatleri arasında Süleymanlı Mahallesinde kesinti yapılacak. Kızılcahamam&#8217;da Çakmak Örencik Köyü, Çakmak Örencik Mevkii Turkcell, Vodafone ve Avea vericileri, Turnalı, AkçaÖren ve Kırkırca köylerine elektrik kesintisi gerçekleşecek.</p>
<p>Kazan&#8217;da 09.00-13.00 saatleri arasında Atatürk, Satıkadın ve Fatih mahallelerinin bir kısmında enerji kesintisi yapılacak. </p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/36/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=36&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2011/03/04/baskentte-elektrik-kesintisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/04723e6e049dcda621ae19da8f134bee?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">osmanlitarihi1</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>tışı, Enerji Satışı</title>
		<link>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/10/06/tisi-enerji-satisi/</link>
		<comments>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/10/06/tisi-enerji-satisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Oct 2010 09:05:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>osmanlitarihi1</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/?p=32</guid>
		<description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, küçük esnafın elektrik tarifesinde indirim yapılması konusunda bir çalışmalarının bulunmadığını bildirdi. Yıldız, Almanya&#8217;nın Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz&#8217;u makamında kabul etti. Basına kapalı gerçekleşen toplantının ardından gazetecilere açıklama yapan Bakan Yıldız, Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff&#8217;un, 20-21 Ekim&#8217;de Türkiye&#8217;yi ziyaret edeceğini belirterek, bununla ilgili yapılacak programı görüştüklerini söyledi. Enerji sektöründe [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=32&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><a href="http://bizlerosmanliyiz.files.wordpress.com/2010/10/elektrik-satisi.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-29" title="elektrik.satisi" src="http://bizlerosmanliyiz.files.wordpress.com/2010/10/elektrik-satisi.jpg?w=288&#038;h=296" alt="elektrik satışı" width="288" height="296" /></a><br />
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, küçük esnafın elektrik tarifesinde indirim yapılması konusunda bir çalışmalarının bulunmadığını bildirdi.</p>
<p>Yıldız, Almanya&#8217;nın Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz&#8217;u makamında kabul etti. Basına kapalı gerçekleşen toplantının ardından gazetecilere açıklama yapan Bakan Yıldız, Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff&#8217;un, 20-21 Ekim&#8217;de Türkiye&#8217;yi ziyaret edeceğini belirterek, bununla ilgili yapılacak programı görüştüklerini söyledi. Enerji sektöründe yeni yatırımcı fırsatlarını, Nabucco projesini, Türkiye&#8217;de enerji sektöründeki Alman yatırımcılarıyla ilgili konuları da ele aldıklarını anlatan Yıldız, görüşmenin verimli geçtiğini söyledi.</p>
<p>Almanya&#8217;nın Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz da enerji sektörünün son yıllarda gittikçe geliştiğini, Türkiye&#8217;nin de enerji sektörüyle ilgili anahtar bir pozisyon üstlendiğini kaydetti.</p>
<p>Almanya Cumhurbaşkanı Wulff&#8217;un, Türkiye ziyaretinde enerji sektörünün üst düzey temsilcilerinin de bulunacağını ifade eden Cuntz, bunun da enerji sektörüne verdikleri önemi gösterdiğini belirtti. Cuntz, görüşmede, Denizli&#8217;de yapılacak yeni santral konusunu, Türkiye&#8217;de yapılacak doğalgaz depolama tesisi konusunu da ele aldıklarını kaydetti.</p>
<p>Bir gazetecinin esnafa ucuz elektrik enerjisi verilmesiyle ilgili sorusu üzerine Bakan Yıldız, bu konuda TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken&#8217;in talebi olduğunu, ancak böyle bir hazırlığın ve çalışmanın yapılmadığını söyledi. KİT ödeme dengeleri ve çapraz sübvansiyon konularından kaçınmaya çalıştıklarını ifade eden Yıldız, &#8216;Elektrik fiyatlarıyla alakalı düzenlemede, tarifenin oluşumunda, EPDK&#8217;nın da böyle bir hazırlığının olmadığını biliyorum. Biz, Şubat 2008 yılında aldığımız kararlar doğrultusunda işleme devam ediyoruz. Böyle bir hazırlığımız bulunmuyor&#8217; dedi. <a title="elektrik satışı" href="http://ataelektrik.com.tr/index.php/hizmetlerimiz/elektrik-toptan-satisi/" target="_blank">elektrik satışı</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/32/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/32/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/32/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/32/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/32/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/32/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/32/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/32/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/32/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/32/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/32/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/32/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/32/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/32/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=32&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/10/06/tisi-enerji-satisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/04723e6e049dcda621ae19da8f134bee?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">osmanlitarihi1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bizlerosmanliyiz.files.wordpress.com/2010/10/elektrik-satisi.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">elektrik.satisi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Enerji</title>
		<link>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/09/28/enerji/</link>
		<comments>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/09/28/enerji/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Sep 2010 21:32:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>osmanlitarihi1</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[Konferansın ilk gününde Irak’taki gelişmeleri değerlendiren Irak Parlamentosu Petrol-Gaz Başkan Yardımcısı Abdul Hadi Al Hassani, Bağdat ve Kuzey Irak hükümetleri arasında imzalanan petrol ve gaz kontratlarının yasal durumuna vurgu yaparak bu iki hükümet arasında yaşanan uyuşmazlıkların çözülmesi gerektiğine dikkat çekti. Irak Kabine Sözcüsü Tahsin El Shaikhli ise Irak’ta son dönemde yaşanan güvenlik konusuna değindi. Shaikhli, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=27&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Konferansın ilk gününde Irak’taki gelişmeleri değerlendiren Irak Parlamentosu Petrol-Gaz Başkan Yardımcısı Abdul Hadi Al Hassani, Bağdat ve Kuzey Irak hükümetleri arasında imzalanan petrol ve gaz kontratlarının yasal durumuna vurgu yaparak bu iki hükümet arasında yaşanan uyuşmazlıkların çözülmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>
<p>Irak Kabine Sözcüsü Tahsin El Shaikhli ise Irak’ta son dönemde yaşanan güvenlik konusuna değindi. Shaikhli, Irak’ın ticaret hacminin gelişmesi için petrol gelirlerinin çok önemli bir unsur olduğunu belirtti ancak başta El Kaide olmak üzere güvenliği tehdit eden unsurların da görmezden gelinemeyeceğini söyledi.</p>
<p>Toplantıda ayrıca Irak’ın boru hattı ihracat rotasıyla ilgili seçenekler de tartışıldı. Uzmanlar, Irak’ın mevcut üretimi dışında planlanan üretime ulaşılması için neler yapılması gerektiğini belirttiler; bunlar mevcut boru hatlarının geliştirilmesi ve yeni boru hatlarına duyulan ihtiyaç olarak belirlendi.</p>
<p>2009 yılı itibariyle toplam ihracatı 41 milyar civarında olan Irak’ın sadece petrolden elde ettiği gelirin 40 milyar dolara ulaştığını belirten yetkililer, yüzde 98’e yaklaşan petrol ihracat gelirlerinin yatırımcılar için bir fırsat olacağını; ama petrol sahalarına yatırım yapılmaz ve boru hatlarının modernizasyonu tamamlanmazsa bunun soruna da dönüşebileceğini ifade etti.</p>
<p>Irak günlük petrol üretimini 2,5 milyon varilden 12 milyon varile yükseltebilecek mi?</p>
<p>Toplantıda öne çıkan diğer bir başlık da, Irak’ın günlük petrol üretimini 2,5 milyon varilden 12 milyon varile yükseltmesi halinde karşılaşılacak senaryolar oldu. Tarafların, 12 milyon varilin Irak’ın çıkarına olup olmayacağını tartıştıkları toplantıda konuşan Irak Kalkınma Danışmanı Ahmet Moussa Jiyad petrol üretiminde yaşanan sorunlara değinerek, şu ana kadar yapılan petrol sahalarının ihale ve devirleri için uluslararası petrol şirketleri ile yapılan kontratlardaki eksiklik ve sıkıntılara dikkat çekti. Kontratlar için verilen 25 yıllık sürenin çok fazla olduğunu söyleyen Jiyad, kontrat sürelerinin bitmeden üretimde düşüş yaşanabileceğini kaydetti. Jiyad, 14 petrol sahasında yapılan kontratlarının tümünde üretim periyodunun ortalama 7-13 yıl arasında yer alacağını belirterek,  kontratların uzun ömürlü olmasının verim getirmeyeceğini anlattı.</p>
<p>Öte yandan, Irak hükümetinin verdiği PPT (plato üretim hedefleri) ile uluslar arası petrol şirketlerinin verdiği hedefler karşılaştırıldığında talebi karşılama konusunda sıkıntı doğacağını söyleyen uzmanlar, üretim kapasitelerinin fazlaca abartıldığını, bu alanda da uzlaşma sağlanması gerektiğini belirtt</p>
<p><a href="http://ataelektrik.com.tr/index.php/sss/">elektrik toptan satış şirketleri</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/27/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=27&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/09/28/enerji/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/04723e6e049dcda621ae19da8f134bee?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">osmanlitarihi1</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Osmanlı’da Bir İngiliz Kızı</title>
		<link>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/04/29/osmanli%e2%80%99da-bir-ingiliz-kizi/</link>
		<comments>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/04/29/osmanli%e2%80%99da-bir-ingiliz-kizi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Apr 2010 03:32:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>osmanlitarihi1</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[Eminönü İster hatıra, ister günlük, ister anı; adına ne dersek diyelim, satırlara aktarılan yaşanmışlıklar her zaman insanoğlunun ilgisini çekmiştir. Çünkü o kağıtlarda mevcut olanlar, yalnızca kurumuş mürekkepten ibaret değildir. Oralarda nice sevinçler, nice hüzünler, nice arayışlar ve nice beklentiler yer almaktadır. Bunun gibi; hatıra okumak, yazarın hayal dünyasına girmek ve sadırdan satıra aksedenleri seyretmektir. Ayrıca [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=23&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<dl>
<dt><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/04/Eminonuden-canli-bir-tasvir.jpg"><img title="Eminonuden canli bir tasvir" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/04/Eminonuden-canli-bir-tasvir-300x199.jpg" alt="Eminonuden canli bir tasvir" width="300" height="199" /></a></dt>
<dd>Eminönü</dd>
</dl>
</div>
<p>İster  hatıra, ister günlük, ister anı; adına ne dersek diyelim, satırlara  aktarılan yaşanmışlıklar her zaman insanoğlunun ilgisini çekmiştir.  Çünkü o kağıtlarda mevcut olanlar, yalnızca kurumuş mürekkepten ibaret  değildir. Oralarda nice sevinçler, nice hüzünler, nice arayışlar ve nice  beklentiler yer almaktadır. Bunun gibi; hatıra okumak, yazarın hayal  dünyasına girmek ve sadırdan satıra aksedenleri seyretmektir. Ayrıca  yazanın da bunların bir zaman okunabileceği ihtimalini düşünmesi, hiç  şüphesiz ona da ayrı bir heyecan verir. Nitekim son dönemde yayınlanan  Ahmet Hamdi Tanpınar’ın hatıralarında –her ne kadar okuyucularında bir  hayal kırıklığı yaşatsa da-  yer alan şu tespit, satırların sahibinin  ruh halini dillendirir: <em>“Bu defteri seviyorum. Benden sonra  okunacağını düşünüyorum. Hoşuma gidiyor…”</em></p>
<p>Bir önceki yazımızda Sultan II.  Abdülhamid dönemi Türkiye’sinde yaklaşık 26 yılını İstanbul’da geçirmiş  olan İngiliz büyükelçisinin kızı Dorina L. Neave’in kaleme aldığı  hatıralarından sadece padişah hakkında olan kısımları sizlere sunmuştuk.  Bu sefer de satır aralarında yakaladığımız, sosyal hayata dair bazı  anekdotları paylaşalım…</p>
<div>
<dl>
<dt><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/04/Dolmabahce-Sarayinin-Uzaktan-Gorunusu.jpg"><img title="Dolmabahce Sarayinin Uzaktan  Gorunusu" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/04/Dolmabahce-Sarayinin-Uzaktan-Gorunusu-300x225.jpg" alt="Dolmabahce Sarayinin Uzaktan Gorunusu" width="300" height="225" /></a></dt>
<dd>Dolmabahçe Sarayının Uzaktan Görünüşü</dd>
</dl>
</div>
<p>Neave, her ne kadar İstanbul’da  doğmuş ise de, en nihayetinde dönemin şartları göz önünde  bulundurulduğunda onun İngiliz ahlakı ile yetiştiği bir vâkıadır. Bunun  yanında hatıralarını İngilizce yazmış olmasına rağmen, yaşadığı çevre  dolayısı ile Türkçe’yi de bilmekte ve rahat bir şekilde  konuşabilmektedir.  Türk ailelerinden çok sayıda arkadaşı olmuştur ve  hatta bir arkadaşının düğününe bile katılmıştır. Davet edildiği her  vakitte, Türk kadınlarının evlerine gitmiş ve bazen yaşadıklarını da  hatıralarına eklemiştir.</p>
<p><em>Bir Türk hanımı, misafirlerini çok  kibar bir şekilde karşılardı. Her misafir kapıda “Buyrun”larla  karşılanır, ev sahibesi eliyle yere, dudaklarına ve alnına dokunarak  selam verirdi. El sıkmak, yabancıları karşılamak dışında  benimsenmemişti. Misafir oturunca, konuşma başlamadan önce bir kez daha  selamlaşırdık.</em></p>
<p>Türk evinde kendisine ikram edilenler de  bugün olarak baktığımızda biraz enteresandır. Portakal ve gül  reçellerinin yanında sigara da ikram olunması, buna rağmen misafirin  sigara içip içmemesine mukabil, ev sahibinin düşünceleri de oldukça ilgi  çekicidir:</p>
<div>
<dl>
<dt><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/04/Bayezid-Meydani.jpg"><img title="Bayezid Meydani" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/04/Bayezid-Meydani-300x199.jpg" alt="Bayezid Meydani" width="300" height="199" /></a></dt>
<dd>Bayezid Meydanı</dd>
</dl>
</div>
<p>Türk kadınlarında dikkat ettiği bir  hususiyet ise onların elleriydi. Yazara göre manikür sahasında Türk  kadınlarından daha ileri bir millet yoktu. Onların ellerine olan  hayranlığına yine hatıralarında yer verir</p>
<p><em>Türk kadınlarınınkiler kadar güzel  ve manikürlü elleri başka hiçbir yerde görmedim. Bu sanatta gerçek bir  başarıya ulaşmışlardı. Tüm manikürlerini, kendileri yapıyorlardı. Yalnız  halk tabakasından kadınlar, bizim ülkemizin yüksek tabakasından  kadınların, son yıllarda moda olan kırmızı tırnaklarıyla, Şarklıları  dehşete düşürmeleri gibi, kiremit rengi kına ile tırnaklarını  boyamaktaydılar.</em></p>
<div>
<dl>
<dt><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/04/Bir-Osmanli-Gelinligi.jpg"><img title="Bir Osmanli Gelinligi" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/04/Bir-Osmanli-Gelinligi.jpg" alt="Bir Osmanli Gelinligi" width="203" height="350" /></a></dt>
<dd>Bir Osmanlı Gelinliği</dd>
</dl>
</div>
<p>Türk erkeklerini de tasvir ederken  şunları söyler:<em>Türk dostlarım arasında çok hoş ve zeki birçok  arkadaşımız vardı. Türkleri yakından tanımak zevkine varan herkes gibi,  ben de onlara karşı engin bir sevgi beslerdim. Gerçek “Türk Efendisi”  her yönüyle güvenilecek tam bir insan, sürdürmek zorunda oldukları fakir  hayat dikkate alınırsa, çok değer kazanan güçlü kişilikleri, cana yakın  tavırları ile ağırbaşlıydılar.</em></p>
<p>Yukarıda da belirttiğimiz üzere Dorina  L. Neave, bir arkadaşının düğününe davet edilmiştir. Bu tip düğünlerde  her ne kadar yabancı <em> </em>bir kişi olması hoş karşılanmasa da söz  konusu durum yazar tarafından belirtildikten sonra, ilerleyen  dakikalarda konuklar tarafından bu çekingenliğin aralarında geçen  kadınsı bir irtibat ile yakınlığa dönüştüğü fark edilir. Bu sefer  yazımızı, Dorina Neave’in davet olunduğu düğündeki edindiği izlenimler  ile sonlandıralım:</p>
<p><em>Türk düğünlerine  katılmak için,  büyük bir arzum vardı. Bu yüzden yakın kız arkadaşlarımdan biri, beni  özel misafiri olarak düğününe davet  edince, çok sevinmiştim. Umumiyetle  üç gün süren eğlenceler boyunca gelinin evi,  halka açıldığı halde, bu  düğünlere katılmak kolay değildir. Seyirciliği hiç de  iyi karşılanmayan  Avrupalı’ya düğünlerde duracak yer bile ayrılmazdı. Ama hususiyetle  gelin ile damadı uzun yıllar tanımış olmam ve yakın  arkadaşları  bulunmamdan ötürü, düğünlerinde yadırganmadım. İkisi de birbirlerini  çocukluktan beri tanıyorlardı. Bu sebeple bütün âdetlere uyulduğu halde,   yine de olağan bir Türk düğününden farklı bir merasime şahit  oluyorduk.</em></p>
<div>
<dl>
<dt><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/04/Eski-istanbul.jpg"><img title="Eski istanbul" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/04/Eski-istanbul-300x199.jpg" alt="Eski istanbul" width="300" height="199" /></a></dt>
<dd>Eski istanbul</dd>
</dl>
</div>
<p><em>Düğün günü saat dokuzda evlerine  gittiğimde, gelinin evi, arkadaşları ve akrabalarıyla çoktan tıklım  tıklım doluydu. Binbir güçlükle, kapısı  ürkütücü görünüşlü bir  haremağası tarafından korunan hareme girdim ve oradan  gelin için  ayrılmış kadınların bulunduğu salona geçtim. Birkaç arkadaşımın da   yanıma gelmesiyle, kendimi daha rahat hissettim. Tanımadığım bazı  hanımlar elbiselerimizin kumaşlarını elleyip, fiyat tahmini yapmaktan  büyük zevk  duyuyor olmalıydılar. Onların bu merakını, aynı merakla  karşılamamızdan cesaret  alarak, saçımın boyalı olup olmadığını, bir kız  arkadaşımın allık kullanıp kullanmadığımı anlamak maksadıyla her  tarafımızı yoklarlarken, biz  gülümseyerek onları bekliyorduk. Öğrenmek  istedikleri hususu, saçımın boyasız  olduğunu ve kız arkadaşımın allık  kullanmadığını açıklığa kavuşturunca, memnun olup “Maşallah”  mırıltılarıyla beğendiklerini belirttiler ve daha dostça  davranmaya  başladılar.</em></p>
<p><em>O esnada kalabalık birdenbire  dalgalanmaya başladı. Herkes kalabalığın arasında geçmeye çalışan damadı  görebilecekleri ön salona doğru koşuştu. Bazı kadınlar aralarında başı  açık olduklarından, mendilleriyle başlarını örttüler. Annelerinin önünde  birkaç dakika beraber kalacakları için, kapı açılıp da damat içeri  girerken biz de sevimli gelini gördük. Sonra damat gelini dışarı  çıkardı. Eşikte dururlarken, yeşil süvari üniforması giymiş yakışıklı  genç adamla, yanı başındaki taze güzelliği içinde, misafirlere  gülümseyen gelinin büyüleyici tablosunu, imrenerek seyrediyorduk…</em></p>
<p>Devamı için tıklayınız: <a href="http://tarihvemedeniyet.org/2010/04/osmanli’da-bir-ingiliz-kizi/">tarih</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/23/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=23&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/04/29/osmanli%e2%80%99da-bir-ingiliz-kizi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/04723e6e049dcda621ae19da8f134bee?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">osmanlitarihi1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/04/Eminonuden-canli-bir-tasvir-300x199.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Eminonuden canli bir tasvir</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/04/Dolmabahce-Sarayinin-Uzaktan-Gorunusu-300x225.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Dolmabahce Sarayinin Uzaktan  Gorunusu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/04/Bayezid-Meydani-300x199.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Bayezid Meydani</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/04/Bir-Osmanli-Gelinligi.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Bir Osmanli Gelinligi</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/04/Eski-istanbul-300x199.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Eski istanbul</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Tarihimizin En Muhteşem Mimarı; Sinan</title>
		<link>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/04/05/tarihimizin-en-muhtesem-mimari-sinan/</link>
		<comments>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/04/05/tarihimizin-en-muhtesem-mimari-sinan/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Apr 2010 05:49:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>osmanlitarihi1</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/?p=21</guid>
		<description><![CDATA[Mimar Sinan, 29 mayıs 1490 günü Kayseri merkez kazasına bağlı Kesi nahiyesinin Ağırnas köyünde doğdu. O gün, İstanbul’Fethi’nin 37. yıldönümüne rastlıyordu. Sinan, orduya girdi ve istihkâm subayı olarak yavaş, fakat muntazam bir şekilde yükseldi. II. Bâyezîd’in ölümünde 22, Yavuz Sultan Selim’in ölümünde 30 yaşındaydı. Yavuz’un İran ve Mısır seferlerine katıldı. Kanûnî’nin Belgrad, Rodos, Mohaç, Viyana, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=21&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/02/mimarsinanyapisi.jpg"><img title="mimarsinanyapisi" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/02/mimarsinanyapisi.jpg" alt="" width="209" height="267" /></a>Mimar  Sinan, 29 mayıs 1490 günü Kayseri merkez kazasına bağlı Kesi  nahiyesinin Ağırnas köyünde doğdu. O gün, İstanbul’Fethi’nin 37.  yıldönümüne rastlıyordu. Sinan, orduya girdi ve istihkâm subayı olarak  yavaş, fakat muntazam bir şekilde yükseldi. II. Bâyezîd’in ölümünde 22,  Yavuz Sultan Selim’in ölümünde 30 yaşındaydı.</p>
<p>Yavuz’un İran ve Mısır seferlerine  katıldı. Kanûnî’nin Belgrad, Rodos, Mohaç, Viyana, Bağdad seferlerine de  iştirak etti. Vezîr-i âzam Dâmâd Lutfî Paşa’nın dikkatini çekerek  padişaha tanıtıldı, Istidatları seçip yükseltmekte büyük bir sezgisi  olan Kanunî Sultân Süleyman, yaşı 40′ı geçmiş bu istihkâm subayının  mimarlık ve mühendislik bilgisine, san’at zevkine, köprü kurmaktaki  maharetine hayran oldu. Sinan’ı ordudan aldı; hassa sermimârı yani  bugünki anlayışımıza göre bayındırlık bakanı yaptı.</p>
<p><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/02/Simar-sinan-tuval.jpg"><img title="Simar sinan tuval" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/02/Simar-sinan-tuval.jpg" alt="" width="158" height="210" /></a>Büyük dehâsının yanında tükenmek  bilmez bir enerjiye de sahip olan Sinan, biribirinden güzel eserlerden  sonra Şehzade Camii’ni inşa edince ünü, imparatorluk sınırları dışına  çıktı. Pek uzun bir ömrün bütün nimetlerinden faydalanan Sinan,  görülmemiş bir çalışkanlıkla Türk imparatorluğunu eserleriyle  donatıyordu. Hassa sermimarlığı makamını Kanûnî’den sonra II. Selim ve  III. Murâd devirlerinde de, ölünceye kadar devam ettirdi. Her yeni  hükümdardan en büyük iltifatları gördü.</p>
<p>Devrinin Türk Cihan devletinin bütün  kaynakları emrindeydi. Eserlerinde istediği malzemeyi harcayabildiği  gibi, en büyük hattatları, nakkaşları, oymacıları, çinicileri, camcıları  da kullanabiliyordu. Süleymaniye Küllliyesi, ardından Edirne  Selimiyesi’ni inşa ederek sanatının zirvesine yükseldi.</p>
<p>9 nisan 1588 günü İstanbul’da öldü. 97  yaşını 10 ay ve 11 gün geçiyordu. Süleymaniye Camii’nin yanındaki zarif  türbesine gömüldü. 2 defa evlenmiş, çocuğu olmamıştı. Çok cömertti; onun  için ölümünde borçları, bıraktığı mirası geçmişti. 5 kuşaktan 5 padişah  görmüş, yalnız Osmanlılar’ın değil, bütün Türk tarihinin en iyi, en  parlak, en muhteşem, en zengin, en büyük yüzyılında yaşamıştı.</p>
<div id="attachment_8930"><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/02/sinan-logarit.jpg"><img title="sinan logarit" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/02/sinan-logarit.jpg" alt="" width="541" height="235" /></a>Teknik  Çizim</p>
</div>
<p>Anadolu, İran, Mısır, Mezopotamya, Suriye, Arabistan, Kırım,  Macaristan, Orta Avrupa ve Balkanlar’ı uzun yıllar gezip dolaşmış,  çeşitli medeniyetlere ait binlerce eseri görüp incelemişti.</p>
<div id="attachment_8934"><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/02/Mimar-Sinan-minyaturu.jpg"><img title="Mimar Sinan minyaturu" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/02/Mimar-Sinan-minyaturu.jpg" alt="" width="177" height="202" /></a>Mimar  Sinan&#8217;ın bilinen tek minyatürü. Solda elinde çekül tutan; Sinan</p>
</div>
<p>Onun için sanat ufku, yalnız İtalya’yı  gören büyük Rönesans mimarlarından daha geniş ve daha açık oldu. Eski  medeniyetlerin ortaya koyduğu mimarlık şaheserlerinin çoğunu gören  Sinan, bunlardan ilham almakla beraber, Anadolu Selçuklu mimarisinin  yolunu takip etti. Büyük Selçuklular’ın Orta Asya’dan getirip Anadolu’da  geliştirdikleri bu sanat, Sinan’dan önceki Osmanlı mimarları tarafından  şekillendirilmiş, yumuşatılmış, âhenkleştirilmiş ve olgunlaştırılmıştı.</p>
<p>Sinan, bu sanatı zirvesine çıkardı ve  ondan sonra hiçbir mimar, bu zirveyi aşamadı. Bursa, Edirne ve  İstanbul’u süsleyen eserlerin üslûbunu izleyen Sinan, bu üslûba  erişilmez bir ahenk ve güzellik kazandırdı.</p>
<p>Batı tarihçilerinden bazıları Sinan’ı  Mikelanj’la beraber en büyük mimar olarak vasıflandırmalardır.  Eserlerinin sayısı ve kalitesi, bu görüşü doğrulamaktadır. Bıraktığı  eserler, insanı şaşırtacak derecededir; şöyle: 81 cami, 51 mescid, 81  medrese (yani yüksek veya orta dereceli okul) 19 türbe, 17 imaret, 3  hastahane, 7 su kemeri ve su bendi (yani baraj), 8 köprü, 18  kervansaray, 33 saray, 32 hamam ve 6 mahzen. Bunların toplamı 365′dir.</p>
<div id="attachment_8941"><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/02/sinanin-mezari.jpg"><img title="sinanin mezari" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/02/sinanin-mezari.jpg" alt="" width="169" height="188" /></a>Sinan&#8217;ın  mütevazi mezarı</p>
</div>
<p>Köprülerin içinde bugün Yugoslavya’da  kalan Hersek Köprüsü, hamamların içinde Ayasofya Hamamı gibi insanı  heyecanlandıracak derecede azametli âbideler vardır. Bu eserlerin bugün  çoğu ayaktadır. Sinan’ın eserleri yalnız bugünki Türkiye sınırları  içinde kalmamaktadır; birçok yapısı Yugoslavya, Macaristan, Yunanistan,  Rusya, Bulgaristan, Kıbrıs, İran, Irak, Suriye gibi ülkelerdedir. Ancak  eserlerinin yarısından fazlası İstanbul’da bulunmaktadır. Ayasofya’yı  yeniden inşa edercesine onaran ve ayakta durmasını sağlayan da odur.</p>
<p>Sinan’ın yetiştirdiği mimarlar da  sonradan hocaları derecesinde dehâya, o kadar geniş kaynaklara ve pek az  insana nasîb olan 98 yıllık bir ömre malik olmamakla beraber,  imparatorluğu çok değerli eserler, Sultanahmed gibi şaheserlerle  süslemekte devam etmişlerdir.</p>
<p>Hindistan’da Türk imparatoru Timuroğlu  Şâh-ı Cihan nâmına Agra şehrinde inşa edilen meşhur Tâc-Mahall’i ve daha  birçok âbideyi, İstanbul’dan giden Sinan’ın öğrencileri yapmışlardır.</p>
<p>Devamı için tıklayınız: <a href="http://tarihvemedeniyet.org/2010/02/tarihimizin-en-muhtesem-mimari-sinan/#more-8912">tarih</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/21/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=21&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/04/05/tarihimizin-en-muhtesem-mimari-sinan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/04723e6e049dcda621ae19da8f134bee?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">osmanlitarihi1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/02/mimarsinanyapisi.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">mimarsinanyapisi</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/02/Simar-sinan-tuval.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Simar sinan tuval</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/02/sinan-logarit.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">sinan logarit</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/02/Mimar-Sinan-minyaturu.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Mimar Sinan minyaturu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/02/sinanin-mezari.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">sinanin mezari</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Korsan</title>
		<link>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/03/31/korsan/</link>
		<comments>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/03/31/korsan/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Mar 2010 17:40:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>osmanlitarihi1</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[Korsan, Deniz taşıtlarına saldıran, yağmalayan haydut. Korsanlar bir milleti ya da orduyu temsil etmezler ve çoğunlukla amaçları ganimet ele geçirmektir. Korsanlar günümüzde de faal olup, her yıl 13-16 milyar dolar kayıba neden olmaktadırlar. Günümüzde korsanlık daha çok Pasifik ve Hint Okyanuslarında yaygındır. Konu başlıkları [gizle] * 1 Kökenbilim * 2 Osmanlı Devletinde korsan sınıfı ve [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=19&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Korsan, Deniz taşıtlarına saldıran, yağmalayan haydut. Korsanlar bir milleti ya da orduyu temsil etmezler ve çoğunlukla amaçları ganimet ele geçirmektir.</p>
<p>Korsanlar günümüzde de faal olup, her yıl 13-16 milyar dolar kayıba neden olmaktadırlar. Günümüzde korsanlık daha çok Pasifik ve Hint Okyanuslarında yaygındır.<br />
Konu başlıkları<br />
[gizle]</p>
<p>    * 1 Kökenbilim<br />
    * 2 Osmanlı Devletinde korsan sınıfı ve görevleri<br />
    * 3 Kaynakça<br />
          o 3.1 Dipnotlar</p>
<p>Kökenbilim [değiştir]</p>
<p>Bu günkü Türkçede korsan kelimesi denizde gemi, adam ve mal gaspını, yağmalamayı içeren deniz “ haydutluğu”&#8217;nu ifade etmektedir. Fakat Latincedeki “ cursus “ kelimesinden türeyen ve Türkçe&#8217;deki korsan kelimesine kaynaklık eden “ corsair” sözcüğünün anlamı, deniz haydutluğunun aksi olarak resmi otorite tarafından verilen bir deniz görevidir.[1] İzinli korsanlık olarak ifade edeceğimiz bu görevi İngilizce&#8217; de kullanılan “privateering “ kelimesi karşılamaktadır.[2]</p>
<p>Deniz haydutluğunu ifade için ise batı dillerinde “ piracy” , “ pirate “ kelimeleri kullanılmıştır.[3]Bu doğrultuda bir iktidarın bilgi ve gözetimi dâhilinde yapılan izinli korsanlık ile herhangi bir yasal dayanağı olmaksızın yapılan deniz haydutluğu aslında birbirinden farklı iki olgu olarak gerçekleşmektedir.<br />
Osmanlı Devletinde korsan sınıfı ve görevleri [değiştir]</p>
<p>Osmanlı devletinde ise korsanlar deniz komando sınıfı idi. En büyük üsleri Cezayir idi. Hemen bütün büyük Türk amiralleri bu sınıftan yetişmişlerdir. Zira levendlerin (Bahriyeli) en gözü pek, zeki ve bilgili kısmı bu sınıfa geçiyordu. Ekserisi bir kaç Avrupa dili konuşurdu.[4] En büyük korsan amirali Turgut Paşa&#8217;dır. Barbaros kardeşler de korsanlıktan yetişmekle beraber, onlar daha çok devlet kurucu fatihlerdir.[5][6][7] Korsan filolarının hedefi düşmanlarının deniz gücünü vurmak, düşman sahillerini tahrip etmekti. Bu fiil Fransızcadaki &#8220;corsaire&#8221; kelimesi ile ifade edilir.</p>
<p>Devlet hizmeti ile ilgili olmayan deniz eşkıyasına ( Fr. Pirate) son asır Türkçesinde korsan denmiştir fakat asıl Osmanlı terminolojisinde bu manada &#8221; derya haramisi, deniz haydudu, deniz haramisi, deniz şakıysi &#8221; kullanılmıştır ki bunlar hırsız katillerdir. Türklerde Korsan ise korsan devlet bahriyesinin bir sınıfı idi. Eski Osmanlı metinlerinde en büyük amiraller “yarar korsandır, büyük korsandır, mahir korsandır” gibi tabirlerle övülür. Korsanlıktan yetişmemiş bir denizci tam bir denizci sayılmaz.[8]Korsan karadaki Akıncının denizdeki mukabilidir. Türkiye imparatorluğunun kuruluşunda Korsan sınıfı, Akıncı sınıfı derecesinde çok büyük hizmetler görmüş, büyük fetihler yapmış, büyük muharebeler kazanmış, devletin denizdeki düşmanlarının belini büken onları aciz bırakan kuvvetlerden olmuştur.[9]</p>
<p>Korsan sınıfı karadaki Akıncı gibi bahriyenin en seçkin , en imtiyazlı en vuruşkan en fedai sınıfıdır. Bu günün deniz komandosu denilebilir. Denizde en tehlikeli misyonları yüklenir ve hayatı pahasına başarır. En büyük görevi budur. Devletin sulh halinde bulunmadığı devletlerin gemilerini açık denizlere bırakmaz zapt eder, batırır, zarar verir, hiç olmazsa korkutur.[10]</p>
<p>İmparatorluk Türkiyesinin devamlı savaş halinde bulunduğu İspanyaya ait İspanya ve İtalya kıyılarında limanları basar gemileri zapt eder, limanları bombardıman eder, sahilden hayli mesafede şehirlere kadar girip düşmanın maneviyatını altüst eder, ekonomik gücünü kırar.[11]</p>
<p>XVI. asırda Turgut Reis (Turgutça bey, Turgut paşa ) yarım asır korsan ocağının başında bulunmuş bu sınıfın fonksiyonunu şahikasına çıkarmıştır.[12]</p>
<p>Korsanlar ; Türk ticaret gemilerini ve yollarını himaye eder , emir alınca Donanmay-ı hümayun’a katılıp sefere çıkar ve açık deniz muharebelerine katılırlar. Devletin sulh halinde bulunduğu padişahça aman verilmiş Hristiyan devletlere ve hiçbir şekilde Müslüman devletlere ait gemilere dokunamazlardı. Devletin harp halinde olmadığı devletin bayrağına saldıran korsan gemisi reisinin derhal başı vurulurdu.[9][13][14]</p>
<p>Türk korsan sınıfının gerçek kurucusu onu cihanşumul bir kuvvet haline getiren şahsiyet II. Bayezid’in 3. oğlu ve Yavuz Sultan Selim’in ağabeyi Şehzade Korkuttur. Bu iş için çok dikkatli bir siyaset takip etmiş ve çok büyük paralar harcamıştır. Bu suretle Barbaros kardeşleri himaye etmiştir ki en büyükleri Oruç Reistir. Ondan sonra kardeşi Hızır Reis (Barbaros Hayreddin Paşa) ve onun İstanbul’a çağrılması üzerine de Turgut Reis korsan ocağının başına geçmişlerdir.[15]</p>
<p>Ocağın merkezi İstanbul değildir. Batı devletleri suları ile karşı karşıya ve ispanya sahilleri ile yüz yüze olan Cezayir şehridir. Turgut zamanında orta Tunus ( Benzert = Bizerte ) başlıca korsan üsleridir.Bu yerlere Cezayir beylerbeyliği nin bir çok limanını da eklemek mümkündür. (Becaye = Bougie, Unnâbe = Bône , Cicelli , Şerşel vs. )</p>
<p>Hristiyan devletlerinde böyle korsanları vardır. En dehşetlileri; gayeleri kuruluşları ve hayatiyetleri için tek maksat olarak Türk gemilerini hedef almış olan Saint Jean (Hazreti Yahya ) şövalye tarikatıdır. 1523 ‘te Kanuni tarafından Rodosun zaptı ile buradan kovulan bu tarikat birkaç yıl sonra Charles Quint tarafından Malta’ya yerleştirilmiştir.[16]Papa’nın himayesinde fakat müstakil bir askeri tarikattır. Onlarda öğretisinde Türk korsanları gibi ölmeden silah teslim etmemek vardır. Silahlarını ancak cesetlerinden almanın mümkün olduğu rivayet edilir. Hollanda, Portekiz, İngiltere gibi denizci devletlerinde Türk korsanları ile mukayese edilemeyen korsan teşkilatları vardır.Ancak Akdenizde Türk korsanları ile rekabet edebilen tek güç Saint Jean şövalyeleridir(Rodos Şovalyeleri).[17] İngiliz, Fransız , Hollanda korsanları daha çok Karayip Denizi’nde İspanya gemilerini hedef almıştır.</p>
<p>En büyük Türk korsanları olarak Oruç Reis, Hızır Reis, Turgut Reis, Burak Reis, Murat Reis, Küçük Murat Reis, Koca Murat Reis, Karamürsel Bey, Piri Reis, Salih Reis, Seydi Ali Reis, Kemal Reis, Mezomorto Hüseyin Paşa, Cezayirli Hasan Paşa sayılabilir.<br />
Kaynakça</p>
<p>Devamı için tıklayınız: <a href="http://tarihvemedeniyet.org">tarih</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/19/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=19&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/03/31/korsan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/04723e6e049dcda621ae19da8f134bee?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">osmanlitarihi1</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Muhteşem Süleyman’ın Estargon Seferi</title>
		<link>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/03/30/muhtesem-suleyman%e2%80%99in-estargon-seferi/</link>
		<comments>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/03/30/muhtesem-suleyman%e2%80%99in-estargon-seferi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 17:46:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>osmanlitarihi1</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/?p=16</guid>
		<description><![CDATA[Kanunî Sultân Süleyman Hân’ın onuncu seferi, Osmanlı tarihlerinde “Estergon Sefer-i Hümâyûnu” diye anılır. Bu sefer, Macaristan’da Estergon ve İstolni – Belgrad kalelerinin fethi kadar, Türk ordusunun gösterdiği ihtişamla da meşhurdur. 23 nisan 1543′te Orduy-ı Hümâyûn, Macaristan’a gitmek üzere Edirne’den ayrılırken yapılan geçit resmi ve tören, tarihe, Türk debdebe ve gösterişinin parlak bir örneği olarak geçmiştir. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=16&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kanunî  Sultân Süleyman Hân’ın onuncu seferi, Osmanlı tarihlerinde “Estergon  Sefer-i Hümâyûnu” diye anılır. Bu sefer, Macaristan’da Estergon ve  İstolni – Belgrad kalelerinin fethi kadar, Türk ordusunun gösterdiği  ihtişamla da meşhurdur. 23 nisan 1543′te Orduy-ı Hümâyûn, Macaristan’a  gitmek üzere Edirne’den ayrılırken yapılan geçit resmi ve tören, tarihe,  Türk debdebe ve gösterişinin parlak bir örneği olarak geçmiştir.</p>
<p>En önde, ordunun su taşıyan saka  sınıfına mensup bölükleri ilerliyordu. Bunların ardından, padişaha  mahsus hazineyi, parayı ve eşyayı taşıyan 2.100 katır geliyordu. Bu  hayvanlar, 300′erden 7 bölük teşkil edecek şekilde düzenlenmişti. Sonra  900 kişilik bir atlı hassa taburu bunları takip ediyordu. Bu tabur 100  diziden kurulmuştu ve her dizide 9 atlı vardı. Ordunun bir kısım yiyecek  ve cephanesini taşıyan 5.400 deve, her dizide 6 hayvan bulunmak üzere  900 sıra halindeydi. Bu hecinsüvar levazım tugayım 1.000 kişilik cebeci  taburu, 500 kişilik lâğımcı (istihkâm) taburu, 400 kişilik arabacı  (nakliye) taburu takip ediyordu.</p>
<p><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/asakir.jpg"><img title="asakir" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/asakir.jpg" alt="" width="344" height="172" /></a>Her birliğin başında, tören  üniformalarını giymiş subaylar yer alıyordu. Daha sonra, ordunun ruhu ve  esası olan tımarlı sipahi tümenleri geliyordu. Bunlar, Anadolu  tımarlıları idi. Rumeli tımarlıları, Sofya’da katılmak üzere bu şehirde  toplanmışlardı. Tımarlıların ardından, bütün maiyet halkı ile muhteşem  bir kalabalık teşkil eden nişancı (devlet bakanı), başdefterdâr (maliye  bakanı), Rumeli ve Anadolu kazaskerleri, nihayet 4 vezir at sürüyordu.  Her vezirin önünde tuğlarını taşıyan 3 tuğcu, beylerbeyilerin önünde 2  tuğcu, sancak beylerinin önünde ise 1 tuğcu görünüyordu. Bu generallerin  hemen arkasında, kalabalık bir kurmay subaylar, yaverler ve emir  subayları yer alıyordu. Bunlardan sonra padişahın şahsına bağlı saray  birlikleri geliyordu. Hükümdarın şahsî hizmetkârları, sonra “çavuş” ve  “kapıcıbaşı” denen ve sayıları 300′ü bulan hassa yaver ve emir subayları  ilerliyordu. Bunlar, göz kamaştırıcı üniformalar giymişlerdi;  elbiseleri en usta terziler elinden çıkmış ve en değerli kumaşlardan  dikilmişti.</p>
<p><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/Suleymanin-tugrasi.jpg"><img title="Suleymanin tugrasi" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/Suleymanin-tugrasi.jpg" alt="" width="273" height="237" /></a>12.000 kişilik tam kadrolu Türk  ağır piyade tümenini teşkil eden Yeniçeriler, ortalar (taburlar) hâlinde  yürüyorlardı. Bazı Yeniçeri birlikleri tüfekli, bazıları sadece kılıç,  ok ve yaylı idi. Yeniçerileri 7 sırmalı sancak ve 7 tuğ taşıyan 14  sancakdar ve tuğcu izliyor ve hükümdarın şahsına mahsus olan bu “7″  sayısı, padişahın yaklaşmakta olduğunu haber veriyordu.</p>
<p>200 kişilik mehter takımı, mehterbaşının  başkanlığında, yeri ve göğü inleten havalar çalarak, korkunç denecek  derecede muhteşem ve muntazam adımlarla ilerliyordu. Mehterlerin  sazları, altın zencirlerle boyunlarına asılmıştı. Daha sonra 400 kişiden  ibaret “solak” denen başka bir hassa taburu yer alıyordu. Solakların  kılık kıyafeti, bahar güneşi altında pırıl pırıl yanıyordu. Başlarında  tavus tüyünden sorguçlar vardı. Yalnız böyle bir birliği geçirmek, o  devirde, ancak büyük bir imparatorluğun harcıydı. Ardlarından gelen 150  hassa yaveri ve protokol subayının üniformaları ise mücevhere  boğulmuştu. Elbiselerinin düğmeleri elmastandı. Geçtikleri yere,  gözleri, kör eden bir ışık deryası yayılıyordu. Bunların başında  “çavuşbaşı” denen mâbeyn-i hümâyûn mareşali vardı. Daha sonra, 70  kişiden ibaret “peyk” denen bir hassa takımı geliyordu.</p>
<p><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/yeniceri_rodos_kusatmasi1.jpg"><img title="yeniceri_rodos_kusatmasi" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/yeniceri_rodos_kusatmasi1.jpg" alt="" width="294" height="331" /></a>Bunlar, 35′i sağda, 35′i solda  olmak üzere yürüyor ve aralarında “Cihan Padişahı” Kanunî Sultân  Süleyman Hân at sürüyordu. Bilhassa yabancılar padişahın mücevherler  içinde geçeceğini sanırlarken ilk defa olarak hayal kırıklığına  uğruyorlardı. Çünkü hükümdar, sade bir elbise giymişti. Bütün ihtişamı,  görülmemiş güzellikteki atındaydı. Bu at, akıl almaz büyüklükte inci,  pırlanta ve zümrütler kakılmış koşumlar taşıyordu. 48 yaşına gelen ve 46  yıllık saltanatının 23. yılında bulunan Kanûnî’nin yüz ifadesi çatık  çehreli denecek kadar ciddî ve ve-karlı idi. Hafifçe önüne bakıyor, buna  rağmen, bütün ordusuna hâkim bir başkumandan olduğu hemen  anlaşılıyordu.</p>
<p>Daha sonra topçu, “azab” denen hafif  piyade alayları geçiyordu. Ordunun diğer birlikleri, bitmek tükenmek  bilmez diziler hâlinde yürüyüşlerine devam ediyorlardı. O zaman dünyanın  en büyük şehirlerinden biri olan Edirne’nin halkı, biri-birleri üzerine  yığılmış azametli bir kitle hâlinde, fakat dikkat çekici bir sessizlik  içinde, ordularını seyrediyorlardı. Yalnız gözlerinden bu manzara ile  öğündükleri anlaşılıyordu. Alkış ve gösteri yoktu. Atların nal sesleri  bile hafifçe duyuluyordu. İşitilen tek şey, Mehterhâne-i Hâkaanî’nin  ceng havaları idi. Ordunun geçişini izlemek için İstanbul’dan gelmiş  olan yabancı diplomat ve tacirleri en çok şaşırtan, bu mutlak  sessizlikti. Avrupa ordularının kulakları sağır eden gürültülerine  alışan yabancılar, Türk ordusunun ve milletinin sükûneti karşısında,  başka bir âleme geçmiş gibi oluyorlardı.</p>
<p>Devamı için tıklayınız: <a href="http://tarihvemedeniyet.org/2010/03/muhtesem-suleymanin-estargon-seferi/">tarih</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/16/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=16&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/03/30/muhtesem-suleyman%e2%80%99in-estargon-seferi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/04723e6e049dcda621ae19da8f134bee?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">osmanlitarihi1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/asakir.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">asakir</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/Suleymanin-tugrasi.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Suleymanin tugrasi</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/yeniceri_rodos_kusatmasi1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">yeniceri_rodos_kusatmasi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dünden Bugüne – Ekrem Buğra Ekinci 16 Şubat 2010</title>
		<link>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/03/30/dunden-bugune-%e2%80%93-ekrem-bugra-ekinci-16-subat-2010/</link>
		<comments>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/03/30/dunden-bugune-%e2%80%93-ekrem-bugra-ekinci-16-subat-2010/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 17:42:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>osmanlitarihi1</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/?p=14</guid>
		<description><![CDATA[Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci 16 Şubat 2010 Dünden Bugüne Tarih Programı Devamı için tıklayın: ekrem buğra ekinci<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=14&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/dunden-bugune-ekrem-ekinci.jpg"><img title="dunden bugune ekrem  ekinci" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/dunden-bugune-ekrem-ekinci-300x192.jpg" alt="ekrem buğra ekinci" width="300" height="192" /></a></p>
<p>Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci 16 Şubat 2010 Dünden Bugüne Tarih  Programı</p>
</div>
<p>Devamı için tıklayın: <a href="http://tarihvemedeniyet.org/2010/02/dunden-bugune-ekrem-bugra-ekinci-16-02-2010/">ekrem buğra ekinci</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/14/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=14&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/03/30/dunden-bugune-%e2%80%93-ekrem-bugra-ekinci-16-subat-2010/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/04723e6e049dcda621ae19da8f134bee?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">osmanlitarihi1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/dunden-bugune-ekrem-ekinci-300x192.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">dunden bugune ekrem  ekinci</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Hanedan’ın Mücevherleri</title>
		<link>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/03/25/hanedan%e2%80%99in-mucevherleri/</link>
		<comments>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/03/25/hanedan%e2%80%99in-mucevherleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Mar 2010 04:03:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>osmanlitarihi1</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/03/25/hanedan%e2%80%99in-mucevherleri/</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerinden Sayın Doç. Arzu Terzi’nin bir kitabı çıktı. “Saray Mücevher İktidar” Osmanlı saray mücevherlerinin gizemli serüvenlerinin anlatıldığı kitap mâzide kalmış enteresan olaylara kapı açıyor.  Bizde bu kitaptan genel bir yazı derledik.  İlgilenenler kitabı alıp(1) tamamını inceleyebilirler. İnsanlık tarihi boyunca mücevherler daima gücün ve asaletin sembolü olmuşlar, insanlar da bu cevhere sahip olabilmek [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=12&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/mucevherli-saatli-hancer2.jpg"><img title="mucevherli saatli  hancer2" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/mucevherli-saatli-hancer2.jpg" alt="" width="419" height="258" /></a>İstanbul Üniversitesi öğretim  üyelerinden Sayın Doç. Arzu Terzi’nin bir kitabı çıktı. “<em>Saray  Mücevher İktidar</em>” Osmanlı saray mücevherlerinin gizemli  serüvenlerinin anlatıldığı kitap mâzide kalmış enteresan olaylara kapı  açıyor.  Bizde bu kitaptan genel bir yazı derledik.  İlgilenenler kitabı  alıp(1) tamamını inceleyebilirler.</p>
<p>İnsanlık tarihi boyunca mücevherler  daima gücün ve asaletin sembolü olmuşlar, insanlar da bu cevhere sahip  olabilmek adına tarih boyunca türlü mücadeleler sergilemişlerdir. İşte  bu mücadelelerden birinin Osmanlı sarayında meydana geldiğini müşahede  etmekteyiz.</p>
<p><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/saray-portesi.jpg"><img title="saray portesi" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/saray-portesi.jpg" alt="" width="288" height="236" /></a>XVII. asırdan itibaren içte meydana  gelen ayaklanmalar, kaybedilen savaşlar devletin kazanım hanelerine  yazılmamış, bilakis devleti mâlî, siyâsî, idârî bakımdan sıkıntılara  sokmuştur. İyi mahsul alınamayan seneler ve artık sanayileşen Avrupa  karşısında devlet bunalım geçirmeye başlamıştır. Tanzimat asrında devlet  ilk defa dış borçlanmaya gitmiş, akabinde borçlanmalar artmış ve artık  ödenemez duruma gelmiştir. Bu kısa panorama devlet hazinesinin durumu  hakkında bize umumi bir izahat vermektedir.</p>
<p>İç ve dış borçlar böyle bir durumdayken  iktidarda olanların elinde sıcak para yekûnunun olması beklenemez. O  takdirde paranın yerini, gücün sembolleri arasında yer alan ve dönemin  tahvilleri ve hisse senetlerinden çok daha kıymetli olan mücevherler  alacaktır. Mücevher Osmanlı’da geniş bir anlama sahiptir. Mücevher  Osmanlı’da saray hanımlarının taktıkları taç, gerdanlık, inci, tepelik,  broş, bilezik, kemer tokası gibi takılardan başka; el aynası, yelpâze,  mühür kesesi, yazı takımları, yemek takımları, sineklik, çok değerli  taşlarla süslenmiş fincan zarflarına kadar uzayan bir silsileyi ifade  eder.</p>
<p>Mücevherlerin serüveni Abdülmecid’in  vefâtı ve Abdülaziz’in cülusu ile veliahd ilan edilen Murad Efendi’nin  aşırı borçlanması ile başlar. Malum olduğu üzere hanedan üyelerine  Hazine-i Hassa’dan bir tahsisat bağlanır ve maaşları buradan ödenirdi.  Devletin mali durumunun müsbet olmaması neticesinde bu maaşlar zamanında  ödenememekteydi.</p>
<p><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/mucevherli-hancer.jpg"><img title="mucevherli hancer" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/mucevherli-hancer.jpg" alt="" width="431" height="217" /></a></p>
<p>Bu durum hanedan üyelerini borçlanmaya  sevk etmiştir. Murat Efendi başta olmak üzere hanedan üyesi birçok kişi  Galata bankerlerinden borç para almışlardır. Bu bankerlerin başında  Hristaki Zografos namında Osmanlı tebaası bir Rum vardır. Hristaki  Efendi Murat Efendi’nin ve validesi Şevki-Efsâr hanımın hususi  sarrafıdır.</p>
<div id="attachment_6570"><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/Zografos-Christakis.jpg"><img title="Zografos Christakis" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/Zografos-Christakis.jpg" alt="" width="200" height="242" /></a>Sarraf  (Tefeci) Hristaki Zografos</p>
</div>
<p>Bu vesileyle Murad’ın borçlarının  birçoğu Hristaki’yedir. Hristaki de müstakbel sultana borç vererek  geleceğe yatırım yapmıştır. Veliahd Murad’ın borçlarının yekûnu 211.350  liradır. Murad Efendi’nin aylık gelirinin yaklaşık 1.190 Osmanlı lirası  olduğu düşünüldüğünde aradaki uçurum hemen fark edilmektedir. Bu maaş,  zamanı içinde de azımsanacak bir rakam değildir ve normal şartlarda  şehzade Murad’a kâfi gelecek bir maaştır. Yani hazine maaşları zamanında  ödemiş olsa dahi Murad Efendi borçlanacaktır.</p>
<p><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/mucevherli-kutu.jpg"><img title="mucevherli kutu" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/mucevherli-kutu.jpg" alt="" width="176" height="82" /></a>Sultan Abdülaziz hal’ edilip Topkapı  Sarayı’na götürülürken Saray’da tam bir mücevher yağması meydana  gelmiştir. 1622’de Osmanlı Sarayı’ndaki İngiliz Büyükelçisi Sir Thomas  Roe, Osmanlı tarihinde ilk kez halkın padişahı tahttan indirmesi olayını  anlatırken, asilerin yeni sultana kılıç kuşandırmak için saraya  girmeden önce “kendi evleri ve namusları olarak gördükleri saltanat  makamını yağmalamamak üzere hep birlikte and içtiklerini” söylemektedir.  Ancak elçinin naklettiği hassasiyetin bu dönemde maalesef  kaybedildiğini görmekteyiz. Ne hazindir ki Sultan Abdülaziz saraydan  çıkarılırken önce askerler tarafından saray yağma edilmiş, ancak bu  durum darbe paşalarınca hemen örtbas edilmiştir. Ardındansa asıl acı  olan Sultan Murad’ın annesi ve Murad’ın tahta çıkışıyla Mabeyn Müşiri  olan Damat Nuri Paşa tarafından hanedana ait mücevher ve değerli  eşyaların talan edilmesidir.</p>
<div id="attachment_6572"><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/osmanli-armasi-brosh1.jpg"><img title="osmanli armasi brosh" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/osmanli-armasi-brosh1.jpg" alt="" width="231" height="195" /></a>Osmanlı  Arması Kompozisyonlu Broş</p>
</div>
<p>Yapılan ihtilal esnasında Abdülaziz’in  mal varlığı dışında padişahın annesi, eşleri ve bütün harem halkının  mücevherleri ve kıymetli eşyalarına el konulmuştur. Bu kıymetli eşya ve  mücevherat Abdülaziz’in hareminin kişisel mallarıdır yani saltanat  makamına ait mallar değildir. Abdülaziz’in hal edilmesinden sonra  annesi, hanımları ve bir kısım bendegânıyla birlikte Topkapı Sarayı’na  götürülürken yanlarına para, mücevher ve değerli eşyalarını almalarına  izin verilmemişti. Abdülaziz Topkapı Sarayı’ndan Feriye Sarayı’na  götürülürken de harem halkının, gayet alçaltıcı bir şekilde teker teker  üst baş aramasıyla kontrolden geçirildiği söylenir.</p>
<p>Nitekim Ortaköy’e nakledildikleri gün  annesiyle diğer aile efradının ve cariyelerinin üzerlerinde kalan  mücevherlerle altın ve gümüş eşyalar çekilip alınmıştır. Hatta bu sırada  Abdülaziz’in üçüncü hanımı rütbesinde bulunan Meşveret Kadınefendi  subayların hakaretine uğramış, mücevher sakladığı düşünülerek örtündüğü  şal zorla çekilip alınmış ve açık saçık bir halde ortada kalan ve zaten  hasta olan kadınefendinin bu hakaretlerden sonra hastalığı artmış,  Abdülaziz’in ölümünden hemen sonra vefat etmiştir.</p>
<p>Mir’ât-ı Şunûât’da Mehmed Memduh Efendi  Dolmabahçe’de bulunan cariyelerinin saradan çıkarılıp kayıklara  bindirilirken mücevher alıp götürmemeleri için bazı zabitlerin pek  çirkin ve yüz kızartacak şekilde üzerlerinde mücevher araması  yaptıklarını belirtmektedir. S.81</p>
<div id="ngg-gallery-51-6561"><!-- Thumbnails --></p>
<div id="ngg-image-900">
<div><a title=" " href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/gallery/saray-mucevherleri/dal-uzerine-kuslu-brosh.jpg"> <img title="dal-uzerine-kuslu-brosh" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/gallery/saray-mucevherleri/thumbs/thumbs_dal-uzerine-kuslu-brosh.jpg" alt="dal-uzerine-kuslu-brosh" width="113" height="92" /> </a></div>
</div>
<div id="ngg-image-901">
<div><a title=" " href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/gallery/saray-mucevherleri/hatem-yuzun-muzeyyen.jpg"> <img title="hatem-yuzun-muzeyyen" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/gallery/saray-mucevherleri/thumbs/thumbs_hatem-yuzun-muzeyyen.jpg" alt="hatem-yuzun-muzeyyen" width="97" height="92" /> </a></div>
</div>
<div id="ngg-image-902">
<div><a title=" " href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/gallery/saray-mucevherleri/kabakcicegi-elmans-brosh.jpg"> <img title="kabakcicegi-elmans-brosh" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/gallery/saray-mucevherleri/thumbs/thumbs_kabakcicegi-elmans-brosh.jpg" alt="kabakcicegi-elmans-brosh" width="113" height="92" /> </a></div>
</div>
<div id="ngg-image-903">
<div><a title=" " href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/gallery/saray-mucevherleri/zumrutlu-necef-aski.jpg"> <img title="zumrutlu-necef-aski" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/gallery/saray-mucevherleri/thumbs/thumbs_zumrutlu-necef-aski.jpg" alt="zumrutlu-necef-aski" width="113" height="92" /> </a></div>
</div>
<div id="ngg-image-904">
<div><a title=" " href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/gallery/saray-mucevherleri/cicek-desenli-zumruk-kupe.jpg"> <img title="cicek-desenli-zumruk-kupe" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/gallery/saray-mucevherleri/thumbs/thumbs_cicek-desenli-zumruk-kupe.jpg" alt="cicek-desenli-zumruk-kupe" width="113" height="92" /> </a></div>
</div>
<p><!-- Pagination --></div>
<p>Sultan Abdülaziz haremine ait mücevher  yağması daha ziyade yeni Valide Sultan Şevki-Efsâr tarafından  gerçekleştirilmiştir. Valide Sultan’dan kurtarılabilen mücevherler ise  ihtilalci paşalar tarafından kurulan bir komisyonca kayıt altına  alınmış, bunların halkın parasıyla alındığı, dolayısıyla halk için  harcanması gerektiğine karar verilmiştir. Ancak kısa bir süre içinde  halkın malı olduğu söylenen bu mücevherlerin büyük bir kısmı, çoğu  Sultan V. Murad’ın veliahdlik zamanına ait olan kişisel borçları  karşılığında Hristaki Efendi’ye rehine verilmiştir.</p>
<div id="attachment_6578"><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/Abdulhamidisani.jpg"><img title="Abdulhamidisani" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/Abdulhamidisani.jpg" alt="" width="183" height="247" /></a>Sultan  Hamid</p>
</div>
<p>Baştan beri Genç Osmanlılar’ı ve  ihtilalcileri destekleyen Hristaki, aynı zamanda V. Murad’ın ve  annesinin özel bankeriydi. Hristaki sürekli olarak Murad Efendi’ye borç  veren, vaktinden önce efendi ve annesinin maaşlarını ödeyen, tabii  bunlara yüksek faiz işleten bir veliahd finansörüdür. Hristaki’nin  padişahın tahta çıkması ve akli dengesini yitirmesi üzerine hemen  ihtilalci paşalar, Valide Sultan ve Nuri Paşa ile anlaşarak çoğu  Abdülaziz haremine ait mücevherleri rehin almış, kısa bir zaman sonra da  bir daha geri gelmemek üzere Paris’e gitmiştir.</p>
<p>V. Murad’ın akli dengesinin bozulduğu  günlerde bunun halk içinde de duyulması ve huzursuzluklara sebebiyet  vermesi sonucunda darbeci paşalar istemeyerek de olsa Şehzade  Abdülhamid’i padişah ilan etmek durumunda kalmışlardı. II. Abdülhamid  tahta geçtikten kısa bir süre sonra V. Murad’ın borçlarını ele alır ve  rehin verilen kıymetli mücevherlerin geri alınmasına dair dava açılması  için harekete geçer ve araştırma başlatır.</p>
<p><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/muzeyyen-matara.jpg"><img title="muzeyyen matara" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/muzeyyen-matara.jpg" alt="" width="163" height="187" /></a>Her ne pahasına olursa olsun  mücevherlerin Hristaki’den alınması gerekmektedir, zira hem maddî hem de  manevî böylesine mühim emtianın darbecileri desteklemiş olan  Hristaki’nin elinde bulunması tehlike arz etmektedir. Abdülhamid Kanun-i  esâsi kapsamında yapacağı bu teşebbüsü V.Murad’ın borçlarının ödenerek  şerefinin kurtarılması ve Abdülaziz hanedanının mağduriyetinin  giderilmesi şeklinde bir gayeye bağlar ve Hristaki ile bir dizi görüşme  yapılır. Neticesinde mücevherlerin  büyük kısmını Abdülhamid  geri alır.  Ancak bu sefer de padişahlık makamına ait çiftlikât-ı hümayunlar  Hristaki’ye bırakılır. Bu belli bir yıl için yapılan satıştır. Bu müddet  sonunda bu çiftlikler geri alınacaktır. Sadece bu müddet için bu  çiftliklerin gelirleri Hristaki’ye tahsis edilmiştir. Böylece  mücevherler kurtarılmış ve V. Murad’ın borçlarının ödenmesi için bir  ödeme planı yapılmış olur.</p>
<div id="attachment_6583"><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/31-martcilar.jpg"><img title="31 martcilar" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/31-martcilar.jpg" alt="" width="277" height="165" /></a>&#8220;Hareket  Ordusu Efradının Makriköy Üzerine Yürüyüşü&#8221;</p>
</div>
<p>Sultan II. Abdülhamid 31 Mart  Vak’ası’ndan sonra 27 Nisan 1909 tarihinde tahttan indirilmesiyle  birlikte Osmanlı haremi ikinci bir mücevher yağmasıyla karşılaşır. Bu  sefer talancılar, valide sultan işbirlikçileri ve ihtilalci paşalar  değildir. 31 Mart Harekâtı’na katılmış birçoğu gayr-ı müslimlerden  oluşan çapulcu takımı ve askeri grupların katılımıyla Yıldız Sarayı’nda  büyük bir yağma yaşanır. Bu, tıpkı bir zamanlar Sultan Aziz’e olduğu  gibi II. Abdülhamid’den intikam alma gayretidir. Yağmadan arta kalanlar  ise İttihad ve Terakki’ce yurtdışında müzayedeye çıkarılır ve orada  satılır. Parası Donanma Cemiyeti’ne verilir. Yani bir zamanlar Sultan  II. Abdülhamid’in Paris’ten getirtip rehinden kurtardığı Osmanlı hanedan  mücevherleri, bu sefer yine Paris’te, müzayede çıkarılacak ve yeni  iktidar tarafından satılacaktır.</p>
<div id="TixyyLink">
Devamı için  tıklayın:  <a href="http://tarihvemedeniyet.org/2009/12/hanedan-mucevherlerinin-gizemli-seruveni/#ixzz0j9ugMUmQ">http://tarihvemedeniyet.org/2009/12/hanedan-mucevherlerinin-gizemli-seruveni/#ixzz0j9ugMUmQ</a><br />
<a href="http://tcr92.tynt.com/ads/126/0j9ugMUmQ">Tarih</a></div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/12/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/12/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/12/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/12/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/12/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/12/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/12/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=12&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/03/25/hanedan%e2%80%99in-mucevherleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/04723e6e049dcda621ae19da8f134bee?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">osmanlitarihi1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/mucevherli-saatli-hancer2.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">mucevherli saatli  hancer2</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/saray-portesi.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">saray portesi</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/mucevherli-hancer.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">mucevherli hancer</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/Zografos-Christakis.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Zografos Christakis</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/mucevherli-kutu.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">mucevherli kutu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/osmanli-armasi-brosh1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">osmanli armasi brosh</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/gallery/saray-mucevherleri/thumbs/thumbs_dal-uzerine-kuslu-brosh.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">dal-uzerine-kuslu-brosh</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/gallery/saray-mucevherleri/thumbs/thumbs_hatem-yuzun-muzeyyen.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">hatem-yuzun-muzeyyen</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/gallery/saray-mucevherleri/thumbs/thumbs_kabakcicegi-elmans-brosh.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">kabakcicegi-elmans-brosh</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/gallery/saray-mucevherleri/thumbs/thumbs_zumrutlu-necef-aski.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">zumrutlu-necef-aski</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/gallery/saray-mucevherleri/thumbs/thumbs_cicek-desenli-zumruk-kupe.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">cicek-desenli-zumruk-kupe</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/Abdulhamidisani.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Abdulhamidisani</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/muzeyyen-matara.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">muzeyyen matara</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2009/12/31-martcilar.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">31 martcilar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ziya Gökalp’ın İttihad ve Terakki İçin Yazdığı Marş</title>
		<link>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/03/19/ziya-gokalp%e2%80%99in-ittihad-ve-terakki-icin-yazdigi-mars/</link>
		<comments>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/03/19/ziya-gokalp%e2%80%99in-ittihad-ve-terakki-icin-yazdigi-mars/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2010 13:43:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>osmanlitarihi1</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/?p=10</guid>
		<description><![CDATA[Türk kültür hayatının tedkike şayan isimlerden bir tanesi de hiç şüphesiz Ziya Gökalp’tır. Gerek sosyoloji ilmine getirmek istedikleri ve gerekse de sahip olduğu değerler bazında çok fazla eleştiri oklarına maruz kalmıştır. Bu durumun birçok sebebi vardır. Bir tanesi de, Türkiye’de çağdaş sosyoloji ilminin kurucularından olan Gökalp’ın “Türkçülük” mevhumunu olduğundan çok daha farklı bir zemine oturtma [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=10&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk kültür hayatının tedkike şayan  isimlerden bir tanesi de hiç şüphesiz Ziya Gökalp’tır. Gerek sosyoloji  ilmine getirmek istedikleri ve gerekse de sahip olduğu değerler bazında  çok fazla eleştiri oklarına maruz kalmıştır. Bu durumun birçok sebebi  vardır. Bir tanesi de, Türkiye’de çağdaş sosyoloji ilminin  kurucularından olan Gökalp’ın “Türkçülük” mevhumunu olduğundan çok daha  farklı bir zemine oturtma çabası ve bunda orta yolu bulamamasıdır.</p>
<p>Biz bu yazımızda onun Türk ictimaî  hayatına getirmeye çalışmakta olduklarını değil, fakat daha farklı bir  yönü olan, İttihad ve Terakki cemiyeti için hazırladığı ve aslında tozlu  raflar arasında kaybolmuş propagandist bir şiirini gün ışığına  çıkaracağız…</p>
<p>Bilindiği üzere Ziya Gökalp, Türkiye’nin  en buhranlı zamanlarından biri olan 1876 senesinde dünyaya gözlerini  açtı. Diyarbakırlı olan şair, ilk tahsilini burada tamamladıktan sonra  İstanbul’a geldi Mülkiye’ye girdi. Fakat bu ateşli dönemlerinde adı,  Sultan II. Abdülhamid’i tahttan indirmek için yeni yeni teşekkül eden  gizli cemiyetlere karıştı. Tutuklandı ve tekrar memleketine gönderildi.  Diyarbakır’da İttihad ve Terakki’nin bir şubesini açarak faaliyetlerine  devam etti. <span id="more-10"></span></p>
<div id="attachment_9436">
<p><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/ziya-gokalp-oglu-ve-kizi.jpg"><img title="ziya gokalp oglu ve kizi" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/ziya-gokalp-oglu-ve-kizi.jpg" alt="" width="206" height="267" /></a>Gökalp  çocuklarıyla</p>
</div>
<p>Amcasının kızı ile evlenerek yeni bir  hayat kurdu; fakat onun için bu yeni hayattan ziyade “yeni bir rejim”  çok daha önemliydi. Gece gündüz İttihad ve Terakki cemiyeti için  çalışarak yeni yeni oluşumlara ön ayak oldu. Bir önceki yazımızda  kendisinden, cemiyetin “fikir babası” olarak bahsetmemizin bir sebebi de  budur.</p>
<p>Ne var ki bir türlü düaliteden  kurtulamadı. Geçirdiği buhranlar öyle bir seviyeye geldi ki, artık  nihayet intiharın eşiğine sürüklendi. O, ölümü bir çare olarak düşündü.  Kafasına bir kurşun sıktı; ölmedi. Ölene kadar da bu alamet başında bir  iz olarak kaldı.</p>
<p>Yazdığı “Türkçülüğün Esasları” isimli  avangard kitabında Türkçülüğü kendi zaviyesinden açıkladı. Eser çok ses  getirdi. Fakat sosyolojik yaklaşımdan ziyade stratejik taraf ön plana  çıktı. Kaleme aldığı bu manifest kitabından başka kendisi şiirle de  ilgilendi. Şiirlerinde sade bir dile yöneldi ve bunun için teşviklerde  de bulundu.</p>
<p>İstanbul konuşması<br />
En sâf, en ince bize</p>
<p>dedi ve gerçekten de Türkçe’mizin  güzelliğinden dem vururken, öte yandan</p>
<p>Arapçaya meyletme,<br />
İran’a da hiç gitme;<br />
Tecvîdi halktan öğren,<br />
Fasîhlerden işitme</p>
<p>mısralarını da yazarak açıklanması ancak  kesin ve keskin çizgilerle sınırlandırılabilecek dar ve koyu bir  milliyetçilik bakış açısını dile getirdi.</p>
<div id="attachment_9438">
<p><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/Yildiz-sarayi-sale-kosku.jpg"><img title="Yildiz sarayi sale kosku" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/Yildiz-sarayi-sale-kosku.jpg" alt="" width="282" height="221" /></a>Yıldız  Sarayı Şâle Köşkü</p>
</div>
<p>Ziya Gökalp’ın basit tarzda yazılmış bu  şiirleri dışında bir de sahip olduğu dava uğrunda kaleme aldığı ve  yukarıda da bahsettiğimiz üzere handiyse unutulmuş bir manzumesi daha  vardır. Bu bir marştır ve o dönemdeki “Hürriyet” anlayışını devrin  padişahı Sultan Hamid’e karşı, -onun kaldığı Yıldız Sarayı’na ateş  açacak derecede- kin dolu sözlerle işte şu şekilde dile getirmektedir:</p>
<p>Yaklaştı Yıldız’ın inkiraz günü<br />
Bozuldu yaldızı, çıktı düzgünü<br />
Siyaset mahkumu jurnal sürgünü<br />
Görmeğe gelecek şanlı düğünü</p>
<p>Toplanın kardeşler bayrak açalım<br />
Yıldız’ın üstüne ateş saçalım!</p>
<p>Bir millet efradı hep me’yus oldu<br />
Ya mahbus, ya menfi, ya casus oldu</p>
<table border="0" align="right">
<tbody>
<tr>
<td>
<div id="attachment_9442">
<p><a href="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/yildiz-sarayindan-bir-gorunus.jpg"><img title="yildiz sarayindan bir gorunus" src="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/yildiz-sarayindan-bir-gorunus.jpg" alt="" width="251" height="188" /></a>Yıldız  sarayından bir görünüş</p>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Padişah millete bir kâbus oldu<br />
Vücudu vatana pek menhus oldu</p>
<p>Toplanın kardeşler bayrak açalım<br />
Yıldızın üstüne ateş saçalım!</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kelimeler:</strong></p>
<p><strong>İnkiraz: </strong>yok olma<strong><br />
Düzgün</strong>: Eski Türkçe’de kadınların yaptıkları bir çeşit makyaj<strong><br />
Me’yus:</strong> üzgün<strong><br />
Menhus</strong>: uğursuz</p>
<p><strong>Devamı:</strong></p>
<p><strong><a href="http://tarihvemedeniyet.org/2010/03/ziya-gokalp%E2%80%99in-ittihad-ve-terakki-icin-yazdigi-mars/">Tarih</a><br />
</strong></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/osmanlitarihimiz.wordpress.com/10/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/osmanlitarihimiz.wordpress.com/10/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/osmanlitarihimiz.wordpress.com/10/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/osmanlitarihimiz.wordpress.com/10/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/osmanlitarihimiz.wordpress.com/10/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/osmanlitarihimiz.wordpress.com/10/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/osmanlitarihimiz.wordpress.com/10/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=osmanlitarihimiz.wordpress.com&amp;blog=12633072&amp;post=10&amp;subd=osmanlitarihimiz&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osmanlitarihimiz.wordpress.com/2010/03/19/ziya-gokalp%e2%80%99in-ittihad-ve-terakki-icin-yazdigi-mars/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/04723e6e049dcda621ae19da8f134bee?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">osmanlitarihi1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/ziya-gokalp-oglu-ve-kizi.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ziya gokalp oglu ve kizi</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/Yildiz-sarayi-sale-kosku.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Yildiz sarayi sale kosku</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/03/yildiz-sarayindan-bir-gorunus.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">yildiz sarayindan bir gorunus</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
